ŞİFALI REÇEL

Mayıs 03, 2018

Sabah uyandım, ilk işim minik masum meleğim, yakışıklı yavru kedim Reçel'i sevmek ve ona günaydın öpücükleri vermek olduğundan hemen onu aradı gözlerim. İki gün önce oluyor bunlar. Bizim yaramaz yine oyun peşinde, nereden bulduysa bulmuş kendine maden suyu kapağı, mest olmuş oynuyor. Minicik patileriyle bir sağa bir sola ittiriyor. Beni görünce bir durdu, baktı gözüme... Günaydın anneciğim dememle kucağıma koştu. Tam o anda gördüğüm tek şey Reçel'e sabah tek gözüne olmuş... 
Sağ gözünde bir sıkıntı olduğu aşikar, bir et parçası düşmüş gözünün içinden, gözü kapanmak üzere. Acımadığını farkettim oyuncu hallerinden, ama bu önemsiz bir şey olduğu anlamına da gelmiyordu. Viral bir bebek olmasından kaynaklı normal olduğunu, muhtemelen gözünü kaybedeceğini, artık göze vurduğunu ve buna bir şey yapılmayacağını söylediler. 
O an hissettiğim hissizliği hiçbir kelime tarif edemeyecek, eminim. 63 günlük bir bebek, hayattan ve acıdan habersiz... Başında onca ihtimal. Anlatsa, dili yok ki konuşsun... Bir şey geldi,tam yüreğimin ortasına oturdu. Gözlerimden akan yaşları yalamaya başladığında geldim kendime... Üzüldüğüm şey kör kedi sahibi olmak asla değil, üzüldüğüm şey Reçel'in canının yanması, hayatın bu denli başında yarım kalması. Çünkü öyle bir şey ki, annesiz kalan ve süt anneyle büyüyen bir 63 günlük cana sahiplik ettiğinizde duyulan merhamet çok çok üst düzeye çıkıyor ne yazık ki... Misal eşimsiz uyuyamıyor, eşime dokunmadan uyku canavarı olmalarına rağmen kapatmıyor gözlerini. Ve biz bunu her hissettiğimizde tarifsiz bir hisse kapılıyoruz. Her neyse... 

Önce bir kaç veterinere telefon açtım, sonra sosyal medyada açılan kedi sayfalarında bu durumu yaşadığını gözlemlediğim kişileri ekledim. Akabinde de tanıdık kedi hastalıklarına aşina kim varsa haber uçurdum. Ve başladım sabahın bir saatinde uzun bir araştırma yapmaya. Bir elimde bilgisayar, öte yanda kulağımda telefon yana yakıla çözüm arıyorum. Sonuç hep aynı; yapacak bir şey yok. Peki neden? Çünkü bunların tedavisi pek olmuyor. Nasıl yani? 
Sonra bir güzel insana ulaştım, Reçel'imin güzel şansı işte... Aynı durumu atlatmış ve şuan 4 yaşında aslanlar gibi bir oğlu olan bayana durumu izah ettim. Bana yapmam gereken üç temel kriterden bahsetti. Duyunca bir şaşırdım, bu mudur acaba gerçekten dedim, ancak sağlığını olumsuz etkilemeyeceğinden emin olduğum her ihtimal denenmeliydi. Vitamin kullanmak - bunu zaten en başta kullanmaya başladım, ancak vitamin ilacını daha iyi ve etkili bir ilaçla değiştirdim - bir adet göz daması, isim vermiyorum ancak bilinen antibiyotikli bir damla ve yanında ufak merhem... Son olarak da buna sebep olan mikrobu kırmak için bir antibiyotik. İşte işin zor kısmı burası, antibiyotiği artık eczaneye gidip ben antibiyotik istiyorum diyip alamıyorsunuz. Elinizde reçete olması gerekiyor, ve bir hekime gidip ''kedim için antibiyotik lazım!'' diyemiyorsunuz haklı olarak... Antibiyotik dışında her şeyi aldım, geldim eve. Bana ilaçları öneren bayanı tekrar aradım ve durumu izah ettim. Sağ olsun temin edip bana hemen yolladı, hemde 2 şişe. Ne garip değil mi? Dünyada birbirini hiç tanımayan iki insan bir can için bir araya geliyor... Ne büyük vefa...

Ve bugün...
Bugün nasıl bir sabah uyandım biliyor musunuz?
Yemyeşil gözlerle bana bakan, umut vadeden, tertemiz ve pirüpak bir çift göz!
Ne o dünkü koskoca şimşiş et parçasından eser var, ne de sonu gelmez akıntıdan!
Bronşlarındaki o doluluk var ya... O sadece bir günde yarıya inmiş.

Sevgi en güzel, en köklü ilaç.
Ve bir insan çözüm bulmak isterse, her türlü buluyor.
Bulacağına inanan insanın önüne çok güzel kapılar açılıyor...
Ve Reçel'in savaşçı ruhu öyle dayanıklı ki...
Yine gerdi güzel göğsünü.
O şimdi ben bu satırları yazarken minicik kalbiyle nefes alarak yatıyor kollarımda.
Arada bir açıp gözlerini bakıyor, ve geri koyuyor kafasını.
Umut veriyor, küçücük bir beden koskoca bir umut!




Benzer Yazılar

4 yorum

  1. Göğsümde bir yumrukla okuduğum yazının sonunda iki damla yaş düştü gözlerimden, inandırmak zor biliyorum ama ben bu yavrucağın ilk duyduğum andan beri başaracağına inanıyorum. Onun gücü bana inanç oldu. Öncelikle çok geçmiş olsun, eşinizle birlikte yaşadıklarınız çok yıpratıcı. Sizxin sevginiz ve onun yaşama direnci onu çok yakında çok sağlıklı yapacak. Ben bir kez daha inandığımı belirtmek istiyorum, gelecek günleri az endişeli daha çok sabırsızlıkla merak ediyorum. Sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
  2. Allah ona sizinle uzun ömürler versin. Sizin gibi merhametli bir aileye sahip olduğu için çok şanslı. Ve inanıyorum ki ,sizi asla terketmeyecek. :)

    YanıtlaSil
  3. Sevgi en büyük ilaç, en büyülü, en özel.. Bu yazıyı okuyup da gözleri dolu dolu bitirmeyen anlayamaz bu duygunun gücünü. Çok çok geçmiş olsun, bu çok güzel bir umut kesinlikle. Daha güzel günlerin de habercisi olur umarım.
    Tabiki sabrınıza ve o güzel merhametinize de bolca teşekkür, sevgilerimle..

    YanıtlaSil

Google+ TAKİPÇİLER