KAYBOLUP GİDEN TÜRKÇEMİZ

Mayıs 07, 2018

Sosyal medya platformlarının artış gösterdiği günümüz teknoloji çağı birçok sorunu da beraberinde getirdi ne yazık ki. Bunların en başında şüphesiz ki dilimizin yanlış kullanım sorunu geliyor. Özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencilerinde daha çok alışkanlık haline getirilmiş bu alışkanlık kelimlerinin ünlü harflerini atarak yazmak... Birçoğunuz aşinadır ki; 

''Nasılsın?'' yerine ''nslsn?'',
''Tamam'' yerine ''tmm'' , 
'' Seviyorum'' yerine ''svyrm'' 

gibi genetiği tamamen bozulmuş, anlamını ve doğruluğunu yitirilmiş kelimelerin kullanımı ne yazık ki son bulmuyor. İlkokul ortaokul dönemi dediğim sadece ağırlıklı kullanım kesimini ifade ediyor, bunu yapan erişkin insanlarımız da mevcut. Mesajlaşmayı sevmiyorum, aceleyle yazdım gibi bahanelerin arkasına sığınan insanların ne hikmetse bir öz türkçeyi doğru kullanmaya vakti olmuyor... T9 gibi mi yazalım diyeceksiniz, evet yazalım. Neden yazmayalım? 

Bir de cümlelerde türkçemizde olmayan harfleri kullanma modamız var;

''Evet'' yerine ''Ewt'' ,
''Yok'' yerine ''Yoq'' ,  (Bunu da gördü bu gözler,maalesef...)

gibi...
İşin en acı yanı da burada başlıyor işte. Biz daha konuştuğumuz dilin yazımından aciz bir şekilde yaşarken, kendimizi ifade etmek konusunda da yozlaşıyoruz. Çünkü kendimizi doğru ve net bir şekilde ifade etmekten uzaklaşmış, konuşmanın kurallarından sıyrılmışız. Kısa ve öz bir şekilde net olarak kendimizi ifade etmek konusunda eksik kalıyoruz, çünkü benlik ifadesinin gereklilikleri ve kurallarından bununla beraber kelimelerin anlamlarından çok uzaklarda boğulmuş gidiyoruz... Kitap, gazete gibi araçlarla ilişkimize gittikçe ket vurulan bu dönemde hepten dibe vuruyoruz işte. Bugün başarılı ve özenli işverenlerin şikayetlerine bakarsanız hepsi ''üniversite okumuşlar, ama kendilerini ifade etmek noktasında sıfırlar'' diyor. İşte bu noktada geçirilene eğitim dönemine gidiyor aklım. Ben  lise dönemindeyken Dil ve Anlatım dersimiz vardı. Edebiyat dersinden ayrı, biraz daha kurallara ve doğru dil kullanımına yönelik bir dersti. Gerçekten hayatı boyunca kendine bir şeyler katan, her okuduğundan bir şeyler çıkartan, bildiklerini paylaşmaktan ve öğretmekten asla erinmeyen son olarak gerçek manada hayatta kalbiyle yaşadığına inandığım bir öğretmenimiz vardı. Hiç unutmam, bir gün bize herkesin bir şiir ezberlemesini istediğini, bunu da kanaat notunda göz önünde tutacağını söylemişti. Ve tahmin edersiniz ki herkes ''ooo bu dersi geçtim, bir şiir ezberlerim ne olacak sanki?'' demişti, ve sonra ne oldu biliyor musunuz? Sınıfın belki yarısı şiiri ezberleyemedi. Önemsemedi, ezberlemeye çalışırken sıkıldı ve daha acısı önemsemedi. Aslında bu örnek bugün bulunduğumuz durumun en güzel örneği... Bir şiir ezberlemek çok büyük bir şey mi? Evet. İnsanların kendilerini ifade edebilmeleri, okuduklarından anlam çıkartabilmeleri ve kelimelerin gücüne hakim olabilmeleri için şiir okumayı bilmeleri çok önemlidir. Ve hayatında sadece bir şiir dahi ezbere biliyor olmak bunun taçlandırılmış hali aslında....

Yine kendimden bir örnek, ortaokulda Türkçe öğretmenimiz her sınavda son soruyu (30 puanlık hemde) belirlemiş olduğu bir konu hakkında deneme yazmamızı isterdi. O dönemler konuşulan tek şey bunun bize ne faydası olduğuydu. Öğrenci kısmına göre hiç, öğretmenlerin penceresinde çok... Peki kim kazandı? Yıllar sonra bugün o dönemin öğrencisi olarak şüphesiz ki kazananlar, öğretmenlerimiz... Bugün bu cümleleri, bu yazıyı ve nicesini yazabiliyorsam bu yollarda yürüdüğüm, o taşlara bastığım içindir. Bunlar için emek verdiğim, çaba gösterdiğim için kendimi rahatça ifade edebiliyorum.  

İşte tam bu noktada diyeceğim şu ki, ne yazık ki okunan okul, alınan başarılar bir yere kadar bizi biz yapmaya yetiyor. Bir noktadan sonrası insanın tamamen kendinde, çünkü kişinin öğretmeni önce kendisidir. Kitap okumuyoruz, ama üniversitelerde başarılardan başarılara atlıyoruz, hiç önemi yok bence. Daha bir kitap okumamış, sayfaların arasında kaybolma hissini tatmamış bir insanın başarılarının bir anlamı yok... Okumak, gerçekten okumak bir kriter olmalı başarılarda. Neden olmuyor mesela? 
 Diyorum ya okumak, okumak, okumak...
Dilimizin, kelimelerimizin, kendimizi ifadelerimizin daha parlak, daha umut veren bir noktaya gelmesini dilemekten başka bir çözüm bulamamakla beraber, en güzelini dileyerek sonlandırıyorum cümlelerimi... Yarı çaresiz, yarı umutlu...

Benzer Yazılar

10 yorum

  1. Kesinlikle çok haklısınız. Toplum olarak en büyük sorunumuz, kendi dilimizi hiçe sayıp başka dillere özenmek. Yabancı dil elbette çok önemli, hele ki günümüz modern dünyasında. Ancak kendi diline sahip çıkmayanın başka dillerde huzur bulamayacağını düşünüyorum ben..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bu başka dilden de öte bir durum, yeni bir dil çıkarttılar ortaya adeta. Sadece ünsüz harflerin egemen olduğu...

      Sil
  2. Kitaplara olan sevgi oldukça hâlâ bir umut vardır.. güzel bir konuda yazı yazmışsın. :))
    Üşengeçlik mi? Bilinçsizlik mi? Umursamamak mı? Artık her neyse bilmiyorum... verilen emeklerin karşılığı bomboş...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umut var, ama sonuç? İşte o yok... Dilerim olur ama. Bu halde giderse süreçler, ileride bizi hoş olmayan sonuçlar bekliyor olacak. :(

      Sil
  3. Zaman sürekli değişitiği için toplumların dillerinde de yozlaşma oluyor tabi. Ama en çok kaybeden toplumlar genellikle tüketime endeksli yaşayan toplumlar ki bunun en iyi örneğiyiz. Her şeyi aldığımız gibi kültürü de alıp kendimizi kültürsüzleştiriyoruz. Şu anda iletişim çağı çok değişkenli derece de sayısal bunla negatif mücadele yerine pozitif mücadele etmek gerek. Bu da ancak onların kullandığı yöntemle olur.
    Şu anda daha yontulmamış kurumlarımız var resmiyetten taviz vermiyor. Bu da halkı kolay olana yöneltiyor. Dilin doğruluğu eğlenceli şekilde topluma sunmalıyız. Şimdi yorum uzun olur diye medyaya girmedim orası kalsın. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel yorumlamışsın aslında değerli Ruhsuz Atmaca.
      Olayın özü de özeti de bu, detayı herkesi uyutur sanırım... Di mi? :)

      Sil
  4. Elinize saglik, ne guzel ifade etmissiniz. Yazim dilinin dogru kullanilmasi dilin gelisimi ve kulturun devami icin gerekli. Su an kimilerine zararsiz hatta sevimli gelen bu durum , zamanla daha ciddi toplumsal sorunlara neden olacak. Ben ne yapabilim ki demeden her mecrada dile getirip elimizden geleni yapmaliyiz .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel ifade etmişsiniz. Evet, benden ve ya senden ne olur demek yerine bizden çok şey olabilir demek burada asıl gaye olmalı. Zira aksi takdirde çok ciddi bedeller ödeyeceğimiz bir yola gidiyoruz. Benliğimizi ve buna dair her şeyi gerçek anlamda yitiriyoruz.

      Sil
  5. Emeğine sağlık çok güzel anlatmışsın. Gerçekten ülkenin kanayan yarası. Sosyal medya hayatımıza hakim olduğundan beri insanlar kendi kimliklerinden vazgeçmeye başladılar. Başka bir dili konuşmanın arasına katarak kendilerini göklerde görmeye başladılar. Evet zamanında derslerde sınavlarda verilen konu üzerine kompozisyon yazılmasını isterlerdi. Hala devam ediyor mu? Orasını bilemem ama eğitim doğru kanaldan olmadığı sürece cahillik ve yalan üzerine kurulu bir toplum olmaya da devam edeceğimiz kesin. Teşekkür ederim bu güzel yazın için yeniden :))

    YanıtlaSil
  6. Çok güzel anlatmışsın konuyu
    Hepimizin dikkat etmesi lazım en çok da çocuklarımıza... Güzel örnekler oluşturmalıyız aslında ama maalesef işte... Sosyal medyaya baktığımızda neler neler çıkıyor ortaya :/ Halbuki ne kadar güzel bir dilimiz var bizim ♥

    YanıtlaSil

Google+ TAKİPÇİLER