90'LARDAKİ KÖTÜ ÇOCUK

Mayıs 02, 2018


Kırmızı renk, siyah çizgileri olan bir topum vardı. Kucakladığım gibi fırlardım sokağa... Hep ''benimle kim oynamak ister, bak topum var?'' diye sorardım. Evet, sırf topu olduğu için oynadığınız o çocuk benim. Daha o zamanlardan içerlendiğimi hatırlıyorum, anneme ''beni sevmiyorlar di mi? Çok mu çirkinim?'' diye sorardım, alnımdan öper, hatta kimi zaman arkadaşlarımla konuşurdu. 
Arka mahallede bir arkadaş grubu edinmiştim kendime. Her gün saat 4'te topumla birlikte çağrılırdım. Ortada keklik, istop gibi oyunlarımız vardı. Akşam ezanı okunana kadar kan ter kalıncaya dek oynardık. Çocukluk işte...
Derken bir gün sen bizim mahalleden değilsin kendi mahallene git dediler, dün gibi aklımda o anlar... Afalladım, topuma elimi uzattım, titreyen çenemi sıkmaya çalıştım, annem kızardı her sözün üstüne ağlama, güçlü dur diye... Annemi düşündüm. Vermiyoruz topu dediler, tam gidecektim aklıma annemin hediye ettiği gelince, ama annem dememe kalmadı dönüp gittiler. Oturdum kaldırıma, eve gitsem annem bir şey diyecek değil de, çocuksun işte... Bekledim saatlerce, sonra çocuklardan birinin annesi ''verin şu dilenciye oyuncağını da gitsin'' dedi. Aradan yıllar geçti, ben o sözü hiç unutmadım, o bana tiksinerek bakışını hiç silemedim hafızamdan... ''Gelme bir daha buraya, çocuklar ne güzel oynuyorlar, sen hep mızıkçılık yapıp kavga çıkartıyorsun!'' diye bağırışı hele... Yer yarılsa, dibine daha dibine girsem istedim... 

Maalesef böylece benim sokakta oyun oynama serüvenim son buldu. O günden sonra sokağa çıkıp oyun oynamaya asla inmedim, hep kendi başıma odamda kendi dünyamda devam ettim... Kötü mü oldu, hayır. Ama ne zaman sokakta çocuk sesleri duysam gözlerim doldu. Hisli bir çocuktum, hassas bir çocuktum, anne baba ayrılığının göbeğine yerleşmiş, babasız büyümüş yarım bir çocuktum... Hasretle büyüdüm, çok erken öğrendim ayrılığı... Bu yüzden yaşadığım her bir olay kalbime bir mühür gibi yapıştı... Şimdi diyeceksiniz, çocuktunuz, kızmış geçmişler... Öyle değil işte, ben hep o kötü, yaramaz, cimri kız çocuğu olarak bilindim. Hep bir adım geri dur dedikleri çocuktum... Oysa tam tersi, çok sessiz ve içine kapanıktım. Belki bu yüzdendir kırılan camların, düşen çocukların sebep faturası hep bana kesilirdi... Şimdi nerede bir başkasının çocuğunu azarlayan bir anne görsem, müdahale ederim. Herkes kendi çocuğuna baksın isterim, bir çocuğa söylenen yersiz bir söz ömürlük bir iz olabilir, o çocuk orada haylazlık yapar, ama iç dünyasında belki de fırtınalar kopar, bilemezsin... Çocukları ayrıştırmanın, sınıflandırmanın ne kadar yanlış olduğunu en net öğrendiğim örnekti bu hayatımda. Ve bana en büyük artısı; ne gördüğüm buna benzer durumlara göz yumdum, ne de yaramazlık yapan bir çocuğu sınıflandırdım... Çünkü çocuktur bu, mızıkçılıkta yapacak, huysuzlukta... Yaramazlıkta yapacak, hatta camda kıracak... Ama kırılan camın parçalarından yara açmamalı o kalbe...
''Güzelliğin, göze güzel gelen her şeyin bu dünyada geçici olduğunu unutmadan, çocukların her birinini bir güneş kadar özel olduğunu her daim hatırlayarak yaşayalım...''

Benzer Yazılar

12 yorum

  1. Yaşadıklarınızı çok üzücü. Sonunda verdiğiniz mesaja da sonuna kadar katılıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşananlar geçmişte kaldığı ve değişmeyeceği için, mesajın bir yerlere ulaşmasını diliyorum...
      Selamlar.

      Sil
  2. Bence dünyalar güzelisiniz ,Bence çok şanslısınız çünkü çok özelsiniz bu hayatta .Bırakın kimse sevmesin Allah sizi seviyordur inanıyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden biliyor musun canım Özgül'üm?
      Çünkü sen hala bu dünyada nefes alıyorsun.

      Sil
  3. Çok üzüldüm gerçekten okuyunca ancak bu sizi daha güçlü bir birey haline getirmiş bu ortada. Çocukluk işte kesinlikle denmemeli her şeyden önce "ağaç yaşken eğilir" demişler. Evet maalesef ki çocukken bir takım duyguların muhasebesi güç oluyor ve ailelerin gösterdikleri tepkiler de tuz biber. Ben de her zaman içine kapanık bir çocuk oldum, hala daha öyle olduğum söylenebilir. Olsun bizler dışarıyı ve insanları okumayı, hayal gücümüzde yaşatmayı becerebiliyoruz. Yüreğinize ve kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu garip bir şekilde hiç unutmadığım, hatırladıkça kendimi kötü hissettiğim bir anım ne yazık ki...
      Ama bazı şeylerin üzerinden zaman geçtiği zaman tozlanıp rafa kalkıyor. Ben üflemiyorum hiç üstünü, kapansın ne kadar kapanabilirse. Kar sayıyorum :) İçine kapanık olmak bu dünyada olunabilecek en güzel şey, içine kapanık mıyım dersen değilim aslında pek, ama her insanla da iletişim kurmayı sevmem... Bu yüzden sanırım dediğin gibi insanların analizi konusunda başarılıyız :)
      Sevgi ve selamlar.

      Sil
  4. Yaşamın içinde farkında olmadan ne travmalar yaşıyor, ne travmalar yaşatıyoruz. Çocokların acımasız olduklarını bilirim, ancak annesinin bu davranışı beni o çocuğun büyüdükten sonraki davranışları konusunda endişelendirdi. Sevgisiz büyüyen çocuklarla çevrili dünyamız maalesef. Düşüncesiz hatta art niyetli bir annenin sende yarattığı bu travma maalesef çok üzücü, yazı ve duygu aktarımın yine çok güzel. Reçel nasıl bu aralar :))..O kadının sevgiziliğinin sendeki yansıması Reçel' e olan sevginde ortaya çıkıyor olabilir mi sence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir yorumla gelip sayfamı renklendirmişsin böyle Mehmet... :)
      Dediklerin ne kadar da doğru... Tam olarak öyle, anne babalar çocuklara ayna, çocuklara ne yansırsa artık... Kiminin payına sevgi ve merhamet, kiminin payına kibir... Ne diyeyim ki. Ve ne yalan söyleyim o anım hala içimi sızlatır, ve ne gariptir o kadının kızıyla hala arkadaşım, ve annesiyle de görüşüyorum dolaylı yoldan... Hayat işte, di mi?
      Reçel de iyi, daha iyi olacak. Hayata karşı dört patiyle son gaz tutunuyoruz! :) Hele bir her şey geçsin tamamen, bir yazı patlatıcam buraya! :)
      Ve evet, tüm acılarımın aktarımı ona sevgi olarak geçiyor. Çünkü gerçekten çok seviliyor Reçel evimizde, bizim evde sevgi dışındaki duyguları yaşamak yasak diyelim, misal şuan eşime sarılmış uyuyor.. .:)

      Sil
  5. Yetişkin insanların fütursuzca küçücük çocuklara hakaret etmesi aptallıktan başka bir şey değildir. Sizinde hayatınızda bir travmaya neden olmuş olayda geçen kadında bu söylediğimi kanıtlar. Umarım hayatında hep kazanırsın ve her kazandığında aklına çocukluğun gelir ve sadece gülümsersin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu insanlar hep var... Bu yazıyı çok kısıtlayarak, kısarak yazdım. O kadar şeyi es geçmek durumunda kaldım ki hayatımla ilgili... Ne diyelim, geçmiş zaman.
      Ayrıca güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim değerli Sinan Acar. Siz ve siz gibi merhamet duygusunu yitirmemiş tüm güzel insanların hayatta daima en güzel yerlerde var olmasını diliyorum :) Sevgi ve selamlarla...

      Sil
  6. Canım benim ya kıyamam sana ben...
    Sen çok güzelsin

    YanıtlaSil

Google+ TAKİPÇİLER