10-16 MAYIS ENGELLİLER HAFTASI

Mayıs 12, 2018


Mayıs ayının ortasındayız. Güneş artık yeryüzünü selamlıyor, sıcak havalar tenimize dokunuyor ufaktan... Ve bu ayın önemli bir haftasındayız şu günlerde... 10-16 Mayıs Engelliler Haftası. Bugünün amacı engelliler hakkında farkındalık oluşturmak, onların bizler gibi birer birey olduklarını anlatmak ve buna bağlı oluşan sorun ve olası çözüm önerileri masaya yatırılır. Ama son dönemlerde bu biraz kendin çal kendin oyna durumuna döndü ne yazık ki. Bugün çoğu kişinin bu haftadan haberi yokken, artık hiçbir yerde bununla alakalı etkinliklerin düzenlendiğini görmüyoruz. Daha ufak çaplı, minimum bir kitleye hitap eden etkinlikleri tenzih ederek söylüyorum bunu... Belki bu tarz etkinlikler desteklense üst birimlerce, daha geniş bir kitleye yayılmak ve ses duyurmak daha kolay olabilir...

Asıl engel düşüncelerimizde desem, çok mu klasik bir cümle kurmuş olurum? Ama aynı zamanda çok doğru bir cümle değil mi? Televizyonda bir reklam var, görmüşsünüzdür. Masada iş yapması, engelinin bu hususta bir engel teşkil edip etmediği soruluyor, sosyal mesaj reklamı. Aslında çok anlamlı, ama büyük bir televizyon izleyici kitlesi için halk dilinde zaplamaya mahkum bir reklam... Oysa duyarlılık söz konusu olsun herkes çok duyarlı, yardımsever. Ama bakıyorsunuz engelli asansörlerine eli ayağı sağlam gencecik insanlar işgal etmiş, beklesin ki sıra kendisine gelsin... Bina ve kurumlara giriş için yapılan engelli çıkış yeri yükler, araçlar tarafından kapatılmış, kimi yerlerde yok bile... Ama duyarlı bir toplum muyuz onlara karşı? Çok... Hatta yaşamlarına kolaylıklar üstüne kolaylıklar katıyoruz, di mi? (!)
İZMİR-KONAK SAHİL

Bizler kadar duygu ve düşünce sahibi insanlardan bahsediyoruz burada, iki ayağı değil de bir ayağı olduğu zaman insanlığından ve toplumdaki haklarından bir şey kaybetmeyen, aksine bizim yardım ve insanlığımıza zaman zaman ihtiyaç duyan kişilerden bahsediyoruz.  Bunları genişletmek gerekirse zihinsel engel kısmına da girilebilir ancak buna bir başka yazıda detaylıca değineceğim için o kısmı şimdilik teğet geçiyorum... Ve bizim onlara toplumu daha yaşanır kılmamız için el ele vermemiz gerekirken unutulup gitmeleri ne üzücü... Otobüslerdeki engelli vatandaşlara özel minderli köşenin insanların sırt dayayarak mesajlaşma yeri olarak kullanmaları gerçeği mesela... Ne trajikomik bir durum mesela... Yarın ne olacağımızı unutmadan yaşamak lazım, bir kaza ile kaybedebileceğimiz uzuvlarımızın bugün hem kıymetini bilip, hem de kaybedenlere kaybettikleri uzuvları olmamız gerektiği bilincini kaybetmememiz lazım. Çünkü onların yaşam alanları ne yazık ki bizlerin onlara sağladıkları olanaklar kadar... 

Mavi kapak kampanyası mesela... Bilmeyeniniz yoktur diye düşünüyorum. Sıkça televizyonlarda yer verildi, belli yerlerde toplama alanları da mevcut sokaklarda. Bunu desteklemek ve maddi imkansızlıklardan ötürü bir sandalyesi olmayan, evine bağlı kalmış bir vatandaşımıza bir kapak biz uzatsak, onun sandalyesine bir tuzumuz olsa, fena mı olur? Sadece bir kapak bile bir kapaktır... Hiç mi geçmiyor elimize, hiç mi girmiyor evimize kapaklı ürünler? İstersek, buna ulaşmayı hedeflersek özellikle mavi kapaklı ürün alır, yine faydacı kısımda bulunabiliriz... Ve onların kendilerini bizden eksik olmadıkları halde eksik görmeleri... Bizim bir utancımız olmalı. Zira onlardan öğreneceğimiz çok şey var, çıkaracağımız çok ders... En önemlisi ne derseniz... ''Şükür...'' 

İşte bu yüzden... Bakmayalım, görelim.
Anlamayalım sadece, hissedelim.
Düşünmeyelim sadece, empati de kuralım.
Sevmeyelim sadece, yoldaş olalım...
Ama yeter ki ardımızda unutmayalım...

Engelli Haftası dahilinde tüm engelli kardeşlerimizin yüreklerinden öper, selamlarım hepsini... Affedin, engel sizde değil, engel size el uzatmayan insanlıklarda... Affedin.

Benzer Yazılar

3 yorum

  1. Geçen gün yolda yürürken görme engelliler için yapılan yola baktım. Kırık, yamuk, arada kopuk, orada yürümeye kalksa, düşmeden ayakta durmasına imkân yok ki bir yere ulaşsın. Çok yazık.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir dokunuş. Akşam işten yorgun gelmiş, o günlerin popüler dizisi Lost' un bir kaç bölümünü arka arkaya izlemiştim. Farklı hiç bir şey hissetmeden yatağa gitmiştim. Sabahın hayatımda yeni bir sürpriz getireceğini nerden bilebilirdim ki o an. Sabah uyandığımda belden aşağımın uyuşuk olduğunu hissetmem çok uzun sürdü diyemem. Ardından başlayacak uzun süreci de tahmin etmem mümkün değildi. Doktora gittiğimde kağıt üzerine myelit? yazmıştı. O gün 4 kez ilaçlı, ilaçsız beyin dahil 4 kez MR' a girdim. En sonunda teşhis edilmişti, transverse myelit. Hemen hastaneye yatırıldım bu nadir bilinen hastalık yüzünden. Yapılan testlerde ne sonuç çıktı biliyor musunuz, omuriliğim grip nedeniyle hasarlanmıştı ve belden aşağımı etkilemişti. Evet grip, hani önemsemiyoruz ya ben artık önemsiyorum. İyileşme şansı çok azdır omurilik problemi olanların. Doktor bile inanmıyorken iyileşmeme 1 yıl bile olmadan tamamen iyileştim. Ancak çok çok az kişi bunu başarabiliyor. Hem sosyal medyadan hem de telefonla bana bu konuda danışan ve destek vermeye çalıştığım bir çok kişi oldu sonuç çoğu zaman üzücü. Tekerlekli sandalye ile devam eden yaşamlar. Yakın bir zamanda wings for life destek koşusu yapıldı. Bu konuda tamamen sağlığıma kavuşsam da duyarlılığım fazlaca gelişti. Biraz farkındalık zaten zor olan yaşamlara bir nebze de olsa destek olacaktır. Bir süre de olsa yürüyememnin tüm sancısını yaşayan biri olarak biraz farkındalık diyorum.

    YanıtlaSil

Google+ TAKİPÇİLER