UNUTULAN MUTLULUK

Nisan 11, 2018



Mutsuzuz.
Evet mutlu olmayı unutan, memnuniyet duygusunu yitiren, asık suratlı insanlar haline dönüşüyoruz. Şöyle bakın bir etrafınıza, insanların kaşlar çatık, suratlar asık... Bir otobüs kuyruğunda, market sırasında dahi tahammül edemiyoruz üçüncü kişilere... Böyle miydik peki?
Bence hayır...
Belki değişen geçim şartları, belki ekonomik gelire istinaden giderlerin orantısızlığı, belki de gelişmişliğin nirvanasında olan teknoloji bizi dış dünyaya küstürüşü, bilmiyorum.

Bir haber okumuştum bununla alakalı, hiç unutmam.
Türkiye İstatistik Kurumu 2016 senesinde her sene yaptığı gibi Yaşam Memnuniyet Araştırmasını yapıyor ki en mutlu şehri seçebilsin. Normalde Sinop'un birinciliği alması beklenirken, -çünkü hep Sinop çıkıyor,- Yozgat seçiliyor. Bunun üzerine büyük tepkiler veren Sinop sonuçların tekrar incelenmesi talebinde bulunuyor. Talep doğrultusunda Yozgat'ın mutluluklarının kaynağı araştırılırken şebeke sularına antidepresan karıştırıldığı öğreniliyor. Evet, antidepresan!Sonrasında en son sular arındırılacak, tazelenen temiz su şebekeye bağlanacak deniliyordu... Ne oldu bilinmez.
Bu antidepresan içeriğine sahip bileşenleri suya kim karıştırdı, neden karıştırdı, karıştırdı da ne değişti? Bilinmiyor...

Bunu niye söyledim... Çünkü artık mutlu olmak için muhakkak bir sebep arıyoruz. Yaşıyor olmaktan, sevdiklerimizle olmaktan, güzel bir haftasonundan, güneşli bir bahar havasından mutlu olmuyoruz. Bize bir anlam katmıyor artık yolunda giden bir hayat... İyi günler kadar kötü günlerinde olası olduğu bir hayatı yaşıyorken hep kötüyü görmek, kötüye kederlenmek insanoğlunun tercihi... Mutsuzluğa esir olmaktır bunun da adı...
Halbuki mutluluk renklendirecek dünyayı, gülen yüzler çiçek açtıracak hayata... Özveri güçlendirecek toplumu... 

Bir günaydın mesajı atın en sevdiğiniz arkadaşına.
Eve giderken bir çikolata götürün çocuğunuza, öğretin ufak sürprizlerden mutluluk duyabileceğini...
Seni seviyorum deyip sarılın eşinize/hayat arkadaşınıza.
Akşam eve giderken annenize bir demet çiçek götürün mesela...
Çünkü ufak gibi görünen ancak kalbe dokunan ne varsa, hepsi sevdaya yatırımdır...
Hep mutlu olmanız, mutlu edilmeniz ve etmeniz dileğimle...

Sevgiler.
                                                                         

Benzer Yazılar

10 yorum

  1. Sosyal medyanın aşırı kullanımı - çünkü orada her kadın 90 60 90 her kadını sevgilisi yada kocası aşırı seviyor her erkek kaslı herkesin kıyafetleri modacı tasarımı herkesin arabası ve telefonu son model, her kadın plazada çalışıp, stilettosuyla işe gidiyor ve her erkeğin de özel şoförü var- sebebiyle en başta mutsuzuz, buna ilave olarak ta dizi izledik mi tam depresyon 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hah! işte durum tam olarak bu...
      Ama biz bu sınırların dışına çıkamıyoruz. Aldatıldım, terk edildim demek ne kadar zorsa, çok seviliyorum(!)diye övünmek o denli kolay... Artık hedeflerimiz şaşmış durumda...

      Sil
  2. Çok güzel ve çok doğru bir yazı olmuş. Herkes mutsuz, doyumsuz ve birbiriyle kavga etmek için küçücük bir neden arıyor. Yozgat haberini de duymamıştım, gerçekten çok ilginç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef mutlu olmak için değil de mutsuz kalmak için bir mücadele veriyor gibiyiz. Hiçbir şey bizi tatmin etmediği gibi, hiçbir şeyden fayda almaya çabamız yok. Mutsuzlaşıyoruz, yozlaşıyoruz...

      Sil
  3. Ne kadar doğru tespitler bunlar Melissa'cığım. Altına imzamı atıp, yanına kalbimi koyuyorum. Emeğine sağlık :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Yıldız'cığım...
      Hoşgeldin, sefalar getirdin. Kalbinden öper, sevgilerimi yollarım... :)

      Sil
  4. Küçük şeylerle mutlu olmayı insanlar unutalı çok oldu. Sevgi zaten kalmadı ama saygıyı da yitirdik. Sabır yok. Şükür yok. Şükür yoksa zaten mutlu olmayı beklemek anlamsız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hah... Şükür. Şükür ne büyük nimet değil mi? Bu noktaya değinmek istiyordum ama çekindim açıkçası. Ne güzel bir noktaya vuruş oldu. Maalesef bazı şeylere el açıp şükretmek çok zor geliyor. Belki de yüceliğini bilmeyişimizden...

      Sil
  5. Ben hep mutlulugun bir tercih oldugunu dusunuyorum Melissa.Hayat herkes icin zaten bir sekilde zor ve aci.Buna ragmen kucuk mutluluklarla hayata simsiki sarilabilmek ve insanlara gulumseyip ince davranabilmek bir marifet.Surekli sikayet edip negatiflik icinde olan insanlari gercekten anlayamiyorum ben!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutluluk daima bir tercihtir zaten. İnsanlar hayatlarında kendi belirledikleri yollarda yürürler. Kendi duvarlarıyla, kendi tabularıyla, kendi hayatsal zevkleriyle bir bütündür. Bu yaşama şekil veren de öznesi olan kendisidir insanın... Tercih tamamen bizlere/onlara kalmıştır.

      Sil

Google+ TAKİPÇİLER