MEME KANSERİ Mİ? O NE?

Nisan 14, 2018

Gelişen teknolojik imkanlar ve tıbbın ilerleyişi ile birlikte adını, varlığını belki hiç duymadığımız, bir çoğunu ''yeni çıkan bir hastalık herhalde'' diye adlandırdığımız hastalıklar duyar olduk. Bir kısmı atlatması kolay, insan yaşamını tehdit etmeyen hastalıklar olsa da geriye kalan kısım oldukça önemli ve erken tanının hayati önem taşıdığı hastalıklardır. Bunlardan daha çok kadınları ilgilendiren -ki erkeklerde de görülme oranı kadınlara göre düşük olsa dahi vardır- hastalık meme kanseridir. Meme kanseri süt yapan bezlerin ve süt kanalını meydana getiren sistemdeki hücrelerin normal seyri dışında kontrolü kaybederek büyümesiyle meydana gelir. Ülkemizde en son yapılan tıbbi anketlerin verilerine göre her 10 kadından birinde görülen bu kanser bakıldığında çok ciddi bir oranla hayatımızda aslında. Ancak meme kanserinin erken teşhis ve sıkı bir tedavi ile -doktor seçimi çok önemli- atlatması mümkün olan bir hastalıktır. Ben annemi meme kanserinden kaybettim, kanserin teşhisi ve vefatı arasında ortama olarak 7 sene var. Bu 7 sene içerisinde kendi işlerini görebilen, konuşabilen, günlük faaliyetlerine devam eden bir kadındı. Bu hastalık esnasında beni üniversiteden mezun edip iş sahibi etmeyi de araya sıkıştırdı hatta...

Erken tanı dedik, peki nedir bu erken tanı?
Erken tanı bazen doktorda koyulabilir, bazense kişi kendisi. Ergenliğe girmiş, kendi vücuduna hakim her kadının koltukaltından başlayarak risk faktörü sayılan tüm o bölgeyi en azından ayda bir kez muayene etmelidir. Ele gelen herhangi bir şişlik, kızarıklık, yapısal deformasyon, boyutlarda değişiklik, akıntı tarzı herhangi bir durumda kısacası normal seyrin dışında gelişen bir şeyler olduğunda hemen bir genel cerrah yolu tutulmalıdır. Gerekli tetkitler bir ultrason ve akabinde gerekli görülürse mamografi ile belirleniyor artık. Ancak kesin tanı için bir parça alımı dediğimiz biyopsi yapılır. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan insanların normal insanların risk faktörüne oranla ortalama 2,5-3 kat daha fazla risk taşıdığı unutulmamalı, rutin kontroller ve kişisel el yordamlı muayeneler unutulmamalıdır... Bu hususta devreye giren bir gerçek var ki o da; insan kendinin doktorudur gerçeği...

Maalesef çok fazla ötelenen, belirtilerin boşverildiği ve sonrasında ağır bedeller ödenen bir hastalık olduğu için bu hususta ayrı bir hassasiyetim oluyor. Hele ki kanlı canlı yaşadığım bir süreç olduğu için...

İhmal edilmemeli... Her sene tek bir acabanız olmasa dahi rutin bir kontrole gitmek gerekiyor bilinçli bireyler olarak. Yediğimiz besinler ve tüketilen gıdaların içerikleri geçmişe nazaran o kadar çok değiştirildi ki, ne yediğimiz dahi meçhulken, hava kirliliğinin tam göbeğinde yaşıyor ve stresle bir bütün olmuş insanlarken, boşvermişlik insanın kendine en büyük bencilliğidir...

Zor...
Gerçekten.
O onkoloji koridorlarında sabaha kadar 
yankılanan inlemeler, artık ölmek için dua eden, hatta doktora yalvaran hastalar. Hiç sessiz kalmıyor, hep bir hüzün dolaşıyor o katlarda. Kollarında damar yolu açacak tek bir yer bulunamayan, her yeri mosmor olmuş, canı artık kuş canı denecek kadar hassaslaşmış o ipince yaşam çizgisinde son savaşlarını veren insanların halini ah bir hatırlasak... Daha mı duyarlı oluruz kendimize karşı? Belki de... İllet, yayılmayı seven, geldi mi kolay gitmeyen bir hastalıkla hiç tanışmamak, ya da kendisinden gelen daveti en erken şekilde reddetmek varken... Neden ertelensin bir gün muhakkak ayağımıza takılacak gerçekler?

Ben kanser hastalığı ile mücadele etmedim, ama annemle birlikte çok savaştım. O üstünüze sinen hastane kokusu, en köşe koridorları ağlama alanı için kendinize mesken ettiğiniz, adeta bir tiyatrocu gibi sürekli gülen bir insan halini takınmak... Gerçekten hiç kolay değildi. 1 ay evde, 10 gün hastanede geçen süreçler sadece annemi değil beni de çok yıprattı. Aniden gelen ataklar, dinmeyen sızılar, yaşanan endişeler. Ben annemin hastalığını öğrendiğimde küçük sayılabilecek bir yaştaydım, ve bir şey yapılamayacağını öğrenince kendisinden saklayarak, tüm doktorlara annemden önce girip durumu izah ederek, tek başıma içimde koskoca bir fırtına koparak geçirmek zorunda kaldım. Herkes sevdiği insanın gücünü, mücadele hırsını bilir ya... Benim annem o hastalık gerçeğini en kaldıramayacak andaydı. vefatından ortalama 1 ay kadar evvel göğsündeki değİşimleri göstererek korktuğunu söylediğinde, ''baktırdık ona, temiz çıktı. Kan değerlerin çok düşük olduğu için vücudunda değişik bezeler, şişlikler olması normalmiş...'' diye tıbba tamamen aykırı ama tıp bilgisi olmayan annemi tatmin edecek bir cevap verdim.
Size bir şey diyeyim mi, keşke buna inanıp sevinen annemin yüzündeki o neşeyi gösterebilseydim...
O gün iyi ki dedim. İyi ki tek bir kelime dahi söylememişim ona. 37 kiloya kadar düşen annem, son gününde dahi bana duyduğu sonsuz güven sayesinde acaba demeden devam etti yaşamına. Şimdi diyorum, yurtdışına dahi yolladığımız sonuçlar için tek bir yerden Çin'den bile bir umut belki cevabı gelseydi... Her şeyi anlatır, yıkılan yüreğini yeniden ayağa kaldırmak için çok daha büyük savaşlar verebilirdim. Ancak olmadı, ve ben tek başıma sırtlandım, sırf daha fazla incinmesin diye...

İnsan bu hayata bir kez geliyor ve her şeyin çaresi olan bu hayatta ölümün dönüşü maalesef yok. O yüzden sımsıkı sarılmalı insan sevdiklerine. Ve sağlıklı yaşamlarına katkıda bulunmalı. Dikkat etmeli kendine, çünkü unutmamalı ki insan en büyük kötülüğü önce kendisine yapar.
Zira bazen bir özlem vuruyor ruhuma. İlaç kutusunu çıkartıp masaya bırakıyorum, sanki gelip ilaç içecekmiş gibi hissedebilmek için. Arkasından o hasta haline dahi özlem duyuyorsunuz. İşte bu yazıyı bu yüzden yazdım, kimseye sağlık dersi verme amacı gütmeden, sevdiklerinize ve kendinize bir kez daha dikkat edin diyebilmek için. Sımsıkı tutunun hayata, sarılın sevdiklerinize diye. Sımsıkı...

Ve bir de unutmadan, göğüs kanseri diyor kimileri. ''Kibar'' söylemde bulunmak içinmiş. Onun adı meme kanseridir, ve meme kelimesi argo bir kelime değildir.

Sevgiyle, en önemlisi sağlıkla kalın... :)

Benzer Yazılar

29 yorum

  1. Zor bir süreç ve sonunda büyük bir boşluk... Allah sabır versin. Tüm hastalara şifa, ebediyete göçenlere rahmet eylesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin, dünyadan ahirete göçen tüm herkese rahmet, yaşam mücadelesi veren herkese tez vakitte şifa diliyorum...

      Sil
  2. Başınız sağolsun, çok zor günler geçirmişsiniz. Umarım bundan sonra sağlık içinde olursunuz. Haklısınız Meme kanserinde eğer erken teşhis olursa çok başarılı sonuçlar alınabiliyor. Genetik yatkınlık, yediğimiz içtiğimiz her şeyin bozulması riskleri artırıyor biraz dikkatle belki önüne geçilebilir. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Gül hanım,
      Öncelikle başsağlığı dileğiniz için çok teşekkür ederim. Dilerim bundan sonra tüm ailem ve ben sağlık sorunu yaşamadan hayatımıza devam ederiz. Erken tanı her anlamda tüm kanser türlerinde çok önemli. Zor olduğu kadar kurtulma imkanı da olan bir hastalık artık günümüzde. Bundan bir 20 yıl kadar sonra, çok değil, eminim çok daha kolay olacak bu hastalıklardan kurtulmak. Ancak dediğiniz gibi bu içeriğinde neler olduğunu bilmediğimiz o katkılar yüzünden korkarım bambaşka hastalıklar çıkacak...
      Sevgiler.

      Sil
  3. 2006 yılından beri benim de her günüm Onkoloji koridorlarında geçiyor.. Yaşadıklarını ben de canlı canlı yaşıyorum. Nasıl güzel bir yazı olmuş, ben de yazmak istiyordum aslında 1-7 Nisan arası.. Ama bunun günü olmamalı hep hatırlamalı hatırlatmalı.. Bu yazıdan sonra bir kişi bile erken teşhis için adım atsa ne büyük mutluluk bu.. Ben de yazacağım bugün. Çok teşekkür ederim sana💕
    Anneciğin de nurlar içinde acısız huzurla uyuyor.. Sana dayanma gücü ve çokca sabır diliyorum💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba kıymetli Zeynep,
      2006 yılından beri... Epey uzun bir süre. Benim sürecim 2009-2015 Aralık ayı arasında sürdü. Az değil benimki de aslında. Nisan ayının ilk haftasında yayınlayacaktım, bilerek bekledim. Çünkü sen gibi düşünüyorum, farkındalıkların farkındalık günleri dışında da devam etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu yazı da tamamen buna odaklı yazıldı zaten...
      Erken teşhis, her şeydir...
      Olur da birisinin kontrole, doktora gitmesine vesile olursam,şu hayatta başka tek bir şey istemem... Gerçekten.
      Yazını okumaya geleceğim, hikayeni merak ediyorum doğrusu...
      Selam ve sevgiler canımmmm :)

      Sil
  4. Basiniz sagolsunsun.Mekani cennet olsun.saglik-ilac buyuk bir ticaret.Allah bizleri bunlardan korusun.size saglikli huzurlu omurler dilerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Sevgidoji,
      Baş sağlığı dileğin için teşekkür ederim. İlaç ve sağlık ikilisinin geçrek manada faydayla tamamlanması artık gerçekten güç. İlaç firmalaları (özellikle kanser tarzı ilaçları temin edenler) artık bunun ticaretinde... Bunun için önemler alınmaya çalışıyor, kanunlar çıkıyor, ancak insanlarda belli ki merhamet kalmamış olmalı ki, alabildiğine ticarete dökmüş durumdayız durumu.
      Sevgi ve selamlar.

      Sil
  5. Basiniz sagolsun. Bu konuda ne kadar bilinclensek azdir. Erken teshis icin hem kendimiz dikkatli olmaliyiz hem de düzenli kontrolleri aksatmamaliyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Derya,
      Başsağlığı dileği için teşekkür ederim.
      Evet kişi önce kendinin doktoru olmalı. Artık tıpla birlikte bilinçlenme de arttı. Sağlık ve erken teşhis her şeydir.
      Selam ve sevgiler.

      Sil
  6. Allah sabır versin.Ben de babamı akciğer kanserinden kaybettim . Zor bir süreç. 😢 Kanserin erken teşhisi çok önemli gerçekten de. Allah bütün hastaların özellikle kanser hastalarının yardımcısı olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saadet, canım...
      Öncelikle başın sağ olsun. Gerisini tamamlamayacağım, zira aynı durumu yaşayan birisi olarak burada söyleyeceğim tüm sözler acımızın yanından bile geçmeyecek, bizi sadece yoracak. Bize sabır, onlara rahmet demekten başka bir şey gelmez dilimden.
      Sevgi ve selamlar.

      Sil
  7. Canim başın sağolsun.Allah rahmet eylesin.
    Allah sizlere uzun sağlıklı ömürler nasip etsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım... Sizlere, bizlere, hayatta yaşama tutunmuş herkese uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum... :)

      Sil
  8. başın sağolsun of yaaaa.

    YanıtlaSil
  9. Allah hepimizi korusun,ve muhakkak her yıl kontrllerimizi yapalım.
    Çok güzel bir paylaşım olmuş.Eline sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, sağlık önemli... Riske atmamalı.
      Çok teşekkür ederim bayan Karışma :)

      Sil
  10. Melissa yavrum, şehir dışındayım; sırf bu nedenle ancak bugün yorumlarıma baktım ve "hakkımda" sayfama bıraktığın; o içimi sana doğru akıtan yorumuna cevap yazarken, ani bir kararla ismini tıkladım. Şimdi bloğundayım ve acı öykünü okudum. Tabii ki bayağı üzüldüm. Başın sağ olsun kızım. Allah sabır versin, anneni de cennetinde ağırlasın dilerim.
    Bu çok önemli bir konu ve üç aydır, biyopsi sonucunda kanser hücresi bulunmamasına rağmen, tedbir amaçlı bir tedaviye giren kızımın karşısında, oldukça soğukkanlı durmak kolay olmuyor benim için. İki erkek çocuğunu kaybeden bir anne olmam, bazı kuşkuları büyütmeme neden olsa da, bu tedavinin olumlu sonuçlanacağına inanıyorum. Dilerim "çağın illeti" şampiyonluğunu vermeye pek niyeti olmayan bu hastalık, yakın zamanda tarihe karışır.
    Sevgiyle gözlerinden öpüyorum kızım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece ablacığım, canım ablacığım...
      Merhaba... Hoşgeldin diyeceğim, hoş mu geldin bilmeyerek...
      Ortak bir acı, ortak bir sancı.
      Nasılsın?
      Kızına çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum... Dilerim her şey dilediklerinizden dahi çok daha iyi, güzel ve temiz çıkar. Ömür boyunca hayatınız sağlıkla daim olur. Kanserin gerçekten tarihe karışmasını herkesten çok ben istiyorum sanırım...
      Oğullarına gelirsek... Nedenini, nasılını sormaya dilim ne yazık ki varmıyor. Çünkü evlat acısı eminim ebeveyn acısından daha zordur... Rabbim senin annelik sıfatına sabır versin, huzur versin, gülsün gül yüzün güzel ablacığım.
      Seni tanımaktan şeref duydum, bir gün uzunca sohbet edebilmekten şeref duyarım :)
      Şimdilik sevgiyle kal...

      Sil
  11. Canım, ebeveyn kaybı inan ki daha zordur. Ama kızım dilerim iyileşir, duaların için sonsuz teşekkürler. Bir gün buluşur, konuşuruz kızım. Ben de çok sevinirim. Yazması bile heyecan verdi bana... Sağ ol yavrum. Gözlerinden sevgiyle öpüyorum Melissa :))

    YanıtlaSil
  12. İhmalkarlıklarımız bizi sona yakınlaştırırken çoğu kez bunun farkında bile olmadan öteliyoruz günün o en başta yapılması gerekeni. Ya arda kalanlar, eksilmiyorlar mı? Çağımızın illeti tüm egosuyla saltanatını sürüyor. Bir gün sonu gelecek, eğer ki daha karlı başka bir illetin ilaç firmalarını tatmin etmesi mümkün olunca. Burada bizlere düşen pay, her konuda ve konuların en önemlisi sağlık konusu başta olmak üzere tabii ki ertelememek. Yarın olacağını bilmiyoruz çünkü. Ve konduramıyoruz ya, emin olun ki başa geliyor. Bir sabah kalkıp yürüyememeyi de nerdeyse imkansız denilen iyileşmeyi de yaşamış biri olarak söylüyorum, her şey o konduramadığımız başımıza geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef evet. Her şeyin başı insanın kendini sevmesi ve değer vermesi. Her şeye hakim olması. Doktor insanın kendisidir. Bu kadar...

      Sil
  13. Öncelikle başın sağ olsun, Allah sabır versin sevgili Melissa. Ben de babamı kanserden kaybettim. Aynı acıyı farklı kişiler olarak yaşıyoruz maalesef :( Geçen hafta da çok genç yaşta meme kanseri olan ve erken tanıyla ameliyat olan kuzenimi ziyarete gittim. Ve ondan öğrendiğim de senin dediğin gibi, doktor seçiminin çok önemli olduğu. Genel bilinenin aksine bitki çayları kesinlikle içilmeyeceklerin içindeymiş mesela.
    Bilgilendirici yazın o kadar samimi ve olduğu gibi yazılmış ki, okuyan hem yaşadığın duyguyu birebir hissedebiliyor, hem de bilgi sahibi oluyor. Sağlıklı bir yaşam dileği ve sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba sevgili Aytül.
      Öncelikle aynı şekilde seninde başın sağ olsun. Farklı kişilerde aynı acı, kanserin acısı korkarım ki değişmiyor. Hele bu anne baba olduğunda... O zaman daha da zor. Kalanlara sağlık dilemekten öte bir söz bulamıyorum bu noktada...

      Sil
  14. Öncelikle başınız sağolsun. Anneler hep böyle değil mi? Ne kadar zor durumda olsa da, hsata olsa da önce evlat derler hep. Cennet mekanı olur inşallah..Kadınlar için hayati önem taşıyan bir konu meme kanserinde erken tanı, teşhis ve tedavi. Yani yazarken bile içim bir tuhaf oluyor inanın. Allahım korusun inşallah bizleri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, anneler bir candan can... Herkesin annesine sağlık versin Allah hayatta olan, ve vefat edenlere de sonsuz rahmet diliyorum... Çaresizce.
      Erken tanı diye sabaha kadar dolaşabilirim ortalarda, aynen öyle.

      Sil
  15. Canım Allah sabır ve sağlık versin sana..
    Anneciğinin de mekanı cennet olsun

    YanıtlaSil

Google+ TAKİPÇİLER