BLOG İÇİN NASIL MAKALE VE DENEME YAZIYORUM?

Nisan 21, 2018


Yazmak ruhun yogasıdır. 
Yazmayı seven insanlar yaşadıkları sıkıntıları ve içinde bulundukları mutlulukları kalemini konuşturarak pekiştirir. Buna iç dünyanın satırlara uzanan yolculuğu da diyebiliriz. Özne, yüklem, belirtili nesne, dolaylı tümleç kaygısı yaşamadan hislerinin en ücra köşesini dahi cümlelere dökebilir insan... Eğer ki seviyorsa! Ve bu o süslü, tabiri caizse makyajlanmış tüm satırlardan daha özgün ve kaliteli gelir bana...

Tam olarak bu yüzden blog dünyasına dahil olmaktan çok mutluyum. Yazmayı seven onlarca insanla aynı platformda bir çok kalemden çıkan bir çok özgün yazıyı okumak ve bazen çok şey öğrenmek gerçekten haz veriyor insana. 
Ancak asıl nokta tam burada başlıyor; yazmak...
Mustafa Kutlu- Dem Bu Dem
''Denemelerinin bulunduğu kitap''
Sizde biliyorsunuz ki blog dünyasında aktif olmak, yeni içerikler sunmak, bunları düzenlemek ve düzenli aralıklarda yayınlamak çok önemli.
Ancak hem iyi bir içerik, hem bloga uygun bir konu, hem de özenli bir yazı yazmak o kadar da kolay olmuyor kimi zaman. İlk zamanlarda ne kadar çok yazacak şey varsa, zaman geçtikçe tıkanabiliyor insan. Zira aynı durumu bende yaşadım, ve yazamayacağımı hissettiğim her anda yazmayı bıraktım. Zorlama çalma kalem bir yazıdansa, bir günlük sessizliği tercih ettim. Çünkü aslolan sayfamın kalitesini yitirmek değil, aksine arttırmaktı. Ancak bu işin gidişatı, es vererek yazı yayınlamak beni tarifsiz bir şekilde huzursuz etmeye başladı. Derken edebiyat dergilerine el attım, içerisinde makalelerin bulunduğu dergileri temin ettim D&R'dan, dergilerimin fotoğraflarını altta eklediğim fotoğrafta görebilirsiniz.
Bir de Mustafa Kutlu'nun Dem Bu Demdir adlı kısa kısa denemelerinin bulunduğu kitabı okumaya başladım. Bir kaç saat içerisinde ciddi anlamda içime sinen, büyük bir istekle yazdığım tam üç tane deneme yazısı çıkarttım kendime. O zaman anladım ki bakış açısı genişledikçe ve beyin buna odaklanınca gerçekten bir şeyler elde etmek kolaylaşıyor. Ve aynı şekilde her güne hayırlısı diyerek oturup beklemek ise çok şey götürüyor. Çünkü yazmak gelişmeyi, yenilenmeyi, tazelenmeyi istiyor. Yoksa nice yazı yazmayı seven insanların yok olup gittiği gibi bu uğurda siz de namlunun ucunda olabiliyorsunuz. Bu riski, yazmakla olan ilişkimi kaybetmeyi göze alamazdım, erken teşhis hayat kurtardı burada biraz...
Nisan ayı KAFA ve KAFKAOKUR dergileri
Bir denemede yahut makalede en çok anlatım biçimine odaklanıyorum. Misal bir yazıyı okuyorum ve hoşuma gittiyse burada hoşuma giden kısım neydi, misal fotoğraflanması mı, örnekleri mi, samimi bir dil mi, espirili anlatım mı her neyse bunu teşhis edip notlar alıyorum.
''Yazımda bahsettiğim, Kerimcan Kamal'a ait nisan ayı KAFA dergisindeki yazısı''
Sonra konulara bakıyorum, misal Kerimcan Kamal'ın bir yazısı vardı KAFA dergisinin Nisan ayı basımında trafikte kornaya basmakla alakalı. Trafikte korna çalınır zaten öyle konu olur mu demeyin, bir konu ancak böyle işlenirdi, ele alış biçimi ve anlatımı o kadar harikulade olmuş ki, sanırım o gün üç kez incelemişimdir o yazısını. Hal böyle olunca yeni ifade biçimleri, yeni ele alım taktikleri, anlatımı güçlendiren o naif dili kullanmayı öğreniyor insan ve her konuda çok yaratıcı bir akım elde edebiliyor. 


Demem o ki, okumak bir yazarın temel düsturu olmalı... Yazar kendini yenileyebilmeli, kendine bir şeyler katabilmeli, kendini tekrar etmekten korkmalı, çok korkmalı hatta. Aksi takdirde okuyucuda bıkkınlık, monoton bir his yaratacaktır. Bu yüzden aylık edebiyat dergileri, gazetelerin köşe yazıları, deneme kitapları bu noktada harika bir çözüm yolu olacaktır, benden söylemesi...
Ben iyi bir makale, okunmaya değer bir deneme çıkartabilmek için; okuyorum, okuyorum, okuyorum...



Benzer Yazılar

25 yorum

  1. İnsan okudukça büyüyor, gelişiyor ve çevresini geliştiriyor. Çok güzel bir yazı olmuş. Tebrikler

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle okumayanların yazabilme şansı yok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazsa bile bir yazacak, iki yazacak...
      Blog'un aktif ve başarılı bir yazarı olabilmek için yenilenmek, okumak, öğrenmek şart. Yazılarımı yazarken inan beynim şişiyor, ince eleyip sık dokumaktan... Gel bir kahveye çıkalım Sevim =)

      Sil
  3. Güzel bir yazı olmuş, emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
  4. Farklı kaynaklar farklı kültürler ne güzel ama demi araştırmak, okumak :) Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Araştırmadan, bilmeden, bilgiye doymadan çıkan yazının yabanlığı gerçeği... Teşekkür ederim.
      Selamlar.

      Sil
  5. Bazen insanlara, en yakınlarıma anlatamadıklarımı burada yazabilmem beni çok rahatlatıyor. Yazmak güzel..yazmayı sevmek daha güzel...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve yazabilmek için okuyabilmek...
      Selamlar.

      Sil
  6. Okumak hem dinlendirir, hem dillendirir.Yazmayada çok ara vermemek lazım.Yazdıkça yazası gelir insanın.Hepsini yayınlama maksadıyla değil, kendimiz içinde yazabiliriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii ki, rutine alışsın ki kalem her zaman aktif kalabilsin. Nankördür zira yazma yetisi...
      selamlar.

      Sil
  7. Ben bu aralar Türk edebiyatının ilklerini okuyorum, kitaplar bitince deneme okumaya başlayacağım. Bu yazınızı da gördüğüm iyi oldu denemelerin işe yaradığını tekrar anladım. Kalemine ve yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişisel blogtan tutun, bir çok blog türü deneme temelli aslında. Ve gerçek kalemlerden denemeler okumak hem mizahi dil açısından, hem özetlemek açısından, hem içerik hemde verim hakkında ciddi bilgiler oluşturuyor insanda... Hayatımın ne başarılı ve ilk öykü çalışmasının getirdiği ödülün tek sebebi bu denemeler...

      Sil
  8. ivit kitap dergi okumak insanı motive ediyoooo yaaaa :) yazmak içinse benceee en kolayı çevreye bakmak, otobüs, dolmuş, kafe, metro, vapur, yolda filan insanlara bakmak, onları yazmak işteeee :) ayyy deneme deyinceee salah birsel var müthiş müthiş yaaa :)

    YanıtlaSil
  9. Evet,kesinlikle bir insan kitap okumayıp yazı yazıyorsa o yazıyı ya bir yerden çalmıştır ya da yazdığı şeylerle ilgili tecrübesi vardır..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burası kesin, burası net... Kalite bile değişiyor.

      Sil
  10. Okumadan yazabilmek ne mümkün... kaleminize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir özet, teşekkür ederim.

      Sil
  11. Okuduklarımdan benden notlar çıkarıyorum bazen. Kitap bana aitse kenarına ufak notlar alıyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bu durum bende de var... Hatta ileride bir kaç sene sonra dönüp bakınca hey gidi diyor insan =)

      selamlar.

      Sil
  12. Okumak ve yazmak aşktır ya ��

    YanıtlaSil
  13. Yazmayı bıraktığımdan beri katilim :)

    YanıtlaSil

Google+ TAKİPÇİLER