MELONİKA'NIN GÖZÜNDEN ERZURUM

Mart 31, 2018


''Erzurum çarşı pazar leylim aman,

İçinde bir kız gezer oy nenen ölsün,
Sarı gelin aman...
Elinde divit kalem leylim aman,
Dertlere derman yazar oy nenen,
Ölsün sarı gelin...
Erzurum'da bir kuş var leylim aman,
Kanadında gümüş var oy nenen ölsün sarı gelin,
Yarim gitti gelmedi leylim aman,
Elbet bunda bir iş var oy nenen ölsün sarı gelin...''

Diye devam eden türkünün ana vatanına, yani Erzurum'a gelin gidenlerden bir tanesi de benim. 


Erzurum'a ilk gidişimde evliliğimin 2.gününde oldu.Bundan öncesinde doğu tarafına gitme fırsatım hiç olmamıştı. Ama o inanılmaz nostaljik havası, eskiden kalma hatırları yaşatması gerçeği gözden kaçmayacak kadar her yerde yaşanıyor.  Bir metropol şehri olmamasının en büyük avantajını yaşadığı aşikar. Zira çoğu geleneğini korumaya devam eden, komşuluğun ve mahalle kültürünün bir şekilde hala devam ettiği bir yer Erzurum. Her şeyden evvel apartman-site kavramı pek tabii ki oraya da yansımış, ancak öyle bir şey ki, 5 katlı bir apartmanda en alttaki ev sahibi, en üstteki ev sahibini tanıyor. 

Şimdi kimisine bu normal gelse de, uzun yıllar İstanbul'da yaşamış (2sene öncesine kadar) birisi olarak bu ilişkilerden öylesine uzak kalmış, böyle ilişkilerin varlığını öylesine unutmuşum ki... Gittiğimde gördüklerim bana eskileri, güzel günleri hatırlattı.

Erzurum çayı çok seven bir şehir. Benim gibi çaykolik denecek derecede çayı seven bir tiryaki için Erzurum'dan başka şehre gelin gitmek ayıp olurdu sanırım... :) Demlik demlik çay içerek çayın tadına vardım gittiğimzaman, kırmızı etle aram olmamasına rağmen mutlaka ama mutlaka denemenizi -özellikle Erzurum'da- tavsiye edeceğim şey meşhur CAĞ KEBABI'dır. Her yerde var kebap restaurantları, ama gözünüze en nezih gözüken yerde rahatlıkla tüketebilirsiniz. Böyle bir lezzet yok der, yazıma devam ederken resmen olsa da yesek diye içlenirim! Cağ kebabı kuzu ve ya keçi etinden yapılıyor bu arada, onu da belirtmiş olalım.

Kebabı yediniz... Çay içeceksiniz. Ama nerede? Tabii ki eski Erzurum evlerinde. Yanda gördüğünüz yer Erzurum evlerine giriş yeri. Tamamen eski dönemlere göre dizayn edilmiş, sedirler, minderler ile süslenmiş, çayların semaverle geldiği, çay bardak ve tabaklarının eski dönemlerde olduğu gibi metal olarak geldiği bir mekan burası. Ben buraya adeta aşık oldum! Mekanlardan etkilenen ben gibi insanların sırf orada çay içmek için dahi gidebileceği bir ambiansı var... Öyle fahiş fiyata altınla yarışan maliyetle de hesap gelmiyor. Gayet her şey normal düzeyde.

Evlerle ilgili yaptığım araştırma ve gözlemlerde edindiğim bilgilerin en başında evlerin ana yapı malzemelerinin taş, ahşap, tuğla ve maden olduğuydu. Gerçekten böyle, bildiğiniz kırmızı kiremitlerin üst üste getirilmesiyle inşa edilmiş evler var bu bahsettiğim mekanda. Ki yanda fotoğrafta bunu rahatlıkla görebilirsiniz.



Toprak konusunda elverişli toprağa sahip olan Erzurum kaliteli tuğlalara sahip olmasından ötürü bu konuda bir hayli şanslı anlayacağınız...
Maden ne alaka? dediğinizi duyar gibiyim. Bende demiştim, nerede kullandılar ki acaba diye. Ama bu madenleri daha çok kapı, tokmak, menteşe gibi alanlarda kullanmışlar. Ki zaten başka bir seçenek yok madenin kullanımı için...

Evet çay da içildi. Sıra geldi mi tatlıya... Tatlıyla aranız nasıl bilmem ancak kadayıf dolmasına şans vermenizde fayda var, zira hiçbir yerde o lezzeti bulacağınızı sanmıyorum. ben +1 şansla kayınvalidemin halis muhlis ellerinden ev yapımı olarak yedim, herhalde utanmasam o koca tepsiyi dahi yiyebilirdim. Böyle tatlısız yapamam, hayır diyemem diyenlerden olmadığım halde, yine gitsem koca tabak yerim, bu sefer utanmam!  Tel kadayıflar oluyor ya, onların içine kırılmış-dövülmüş cevizi koyup dolma şeklinde sarıyorlar. Ama artık nasıl bir el yatkınlığıysa, üç hamlede bir dolma hazır! :)

Son olarak Erzurum'da en çok duyacağınız kelime ''dadaş'' kelimesidir.  Anlamını mert, cömert olarak biliyordum. Ancak araştırdığımda ve Erzurum'un kendi sitesine girdiğimde yine mert ve cömert kelimeleri anlam olarak yazılıyor ancak akabinde bir kaç tane daha rivayet olduğu belirtilmiş. Bunlardan en çok göze çarpanı ''ata binen'' anlamıdır. Ve eğer gittiğinizde mevsim uygunsa Palandöken güzelliğine göz atmadan dönmemeniz de ilave temennilerim arasındadır.


Demem o ki ülkemin her karış toprağı güzel, her köşesi memleket... Ama olur da yolunuz düşer, olur da merak edersiniz, ben paylaşmış olayım.


                                                                                                                     Sevgiyle kalın... :)



-Fotoğrafların tamamı şahsıma aittir.-

                                                                                         











                                                               

Benzer Yazılar

10 yorum

  1. İnşallah bize de gitmek nasip olur. Çok güzel anlatmışsınız, imrendim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten gittiğiniz zaman pişman olmayacağınız bir yer, emin olabilirsiniz.

      Sevgiyle kalın.. :)

      Sil
  2. Erzurum'u o kadar iyi anlatmışsınız ki eşime Erzurum'a gidelim dedim. En çok da çaya özendim. İşyerimin de sınırlarında olduğu İzmir' in Kemalpaşa ilcesinde nufusun büyük cogunlugunu Erzurumdan gelenler olusturur, bu nedenle ilceye küçük Erzurum denir. Cağ kebabi bizim icin yemekhane yemeginden memnun kalmadigimiz gunlerin ziyafetidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzmir'i iyi bilirim, 2 senedir tatillerimizi eşimle orada yapıyoruz. Bir İzmir yazısı da gelecek demek istiyorum, anlayın :) Ve bence muhakkak gidin, Kemalpaşa ilçesindekinden çok daha fazla şey bulacağınız aşikardır... Hele ki Cağ kebabı, çok harika değil mi? :)

      Sevgiyle kalın.

      Sil
  3. Ben çaycıyım 😀 Tam benim yerim o zaman

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir çaycı için daha iyisi olamazdı :)

      Sil
  4. ayyy dağlarına gitmek lazııım :) bi de istanbulda yiyoz yani cağ kebabı diye bişi var bir de kadayıf dolması mı ne of of :) ama siz daa iyi yapmışınızzzz gezerek :)

    YanıtlaSil
  5. Gecen haftalarda gectim iki kez. Keşke inebilseymişim o trenden.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir dahaki sefere nasip olur umarım :)) okudum makalenizi, keyifli bir yolculuk olmuş, yorum da yaptım hatta =)

      Sil

Google+ TAKİPÇİLER