KANSER DEĞİL YAŞAM SAVAŞI

Mart 28, 2018

''Yaşamak istiyorum, yaşamak!'' dedi.
Bir hıçkırık.
Bır hıçkırık daha...
''Tek derdim bir kaç kez daha uyanabilmek bu hayata!'' diyebildi en son...
Hüznü gözyaşlarına bulandı devamında...
Oysa bu cümleleri söylemek ve bu duyguları hissedebilmek için henüz çok küçüktü.
Bu cümleleri bir hastanenin onkoloji servisinde yatan çocuğun odasından duydum. Duymamayı, hatta orada yerin on kat dibinde kaybolmayı yeğlerdim, sadece bu cümleleri duymamış olmak adına. Oysa ne çok şey vardı kıymeti bilinecek, şükredilecek... Bu denli mi bencildik!

Annemin hastanede 3.günüydü. Kanser hücrelerinin yayılımını gözlemlemek için alıp götürdüklerinde annemi, odada kalakaldım. Kendimi odadan atıp, bir başka bölümün koridorlarında yürürken ağlayan kalbimle savaş veriyordum. Bir yanım haykırmak ve ''neden?'' diye bağırmak istiyordu - ki bazı şeyler nedensiz yaşanırmış daha sonra öğrendim-bir yanım bu duyguları bastırmam gerektiğini, yine o güçlü karakteri ayakta tutmam gerektiğini söylüyordu. Bu bir savaştı, iç savaş!

Çocuk onkoloji servisi... En son nefes alıp kendimi hatırladığımda çocuk onkoloji servisinde buldum kendimi. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak misali... O ağlayan çocuk sesleri, sadece bir nefes fazla alabilmek için hayata karşı mücadele eden o bedeni minicik, yüreği kocaman güzel çocuklarım! Kolları mosmor, tenleri beyazdan griye çalmış, ayakları şişmiş, ancak gözlerinde hala yaşam umudu taşıyan o günahsız güzel yavrularım... Belki on tane odanın önünden geçtim, yarım gözle bakarak. Ve tablo hep aynı, hep...

İnsan bir kere doğuyor, ama kaç kez ölüyor hayatı boyunca?
Annen kanser dediklerinde sahi yaşamaya devam ediyor mu insan?
Ya da evladınız artık yaşamıyor dediklerinde, hayatı devam ediyor mu o annenin gerçekten?
Yaşamak... 
Kime, neye göre?

10 Amazon kitabını okuyordum. Bana bu yazıyı yazdıran bu güzel, kıymetli kitabı... Belki 3 belki 5 kere okudum. Her dertsiz başıma dert aradığımda açıp açıp okudum. Tam 10 kadın, 10 kanser hücresi. Üstelik onlar sadece kadın değiller, onlar eş, onlar anne, onlar evlat... Onlar can! Ve yaşamak istiyorlar. Öyle güzel yazılmış, öyle samimi anlatılmış ki o mücadele. Her sayfasında kendimi buldum. O hastane koridorlarının kokusunu yeniden hissettim. Tekrar yaşadım o onkoloji polikliniklerinde yaşanan stresleri... Belki de hiç unutmadım.

2 sene oldu, gitmiyorum. Çünkü annemi kaybettim. Ama ne yaşamanın kıymetini unuttum, ne de sağlığın değerini... 

Ama insan unutmamalı...Yaşamanın ne denli özel olduğunu, sadece bir kez tadılabildiğini. Şu dünyada ne bırakacaksak ardımızda bir kez bırakacağız. Sevgiyi, merhameti, aşkı ve hayata dair her şeyi... En çok nasıl bırakabilirsek, en güzel nasıl aktarabilirsek yaşama bunu... Aktarmak lazım. Çünkü yaşamak öyle bir şey ki, bu hakkı bir kez kaybedersek. Asla ama asla telafisi yok! Ve işte o zaman, bir kara toprak duyuyor insanın sesini, bir de sonsuzluk. 

Çünkü öyle bir davetsiz misafir ki bu ''son''... Ne geldim der, ne geliyorum... İşte bu yüzdendir ki, her gün son gün, her an, son an... Ve küslük, öyle yersiz, zamansız ki misafir olduğumuz bu dünyada. Öyle büyük bir yanılgı ki kalp kırıklığı... Hiç birisinin hükmü kalmıyor musalla taşının başında ''helal ediyorum...'' dediğinde... Yorulma hastane köşelerinde günlerini, aylarını geçirmekten. Yıldım deme uykusuz kalıp  nefes saymaktan... İnan daha kötüsü var.

Her ölüm erken ölüm, her son ise zamansız! Bu 6 kelimeden oluşan, sancısı ise sonsuzluğa uzanan ''kanser'' ile mücadele eden herkese sonsuz dualar ederken,bu savaşı 2 yıl önce kaybetmiş olan başta canım annem,güzel meleğim olmak üzere tüm güzel insanlara Allah'tan rahmet diliyorum, dilerim burada çektiklerinin sonu, şimdi rahat uyumaktır. Biliyorum bu bir son değil, sonsuz bir başlangıç...Ve en zoru... Gidenlerin arkasından kalbi kırık, yüreği buruk, gözleri dolan sevdalılar... Hepsine sabır yağsın... Bolca.

Hepinize sağlıklı, sevdiklerinizle beraber mutlu ve umut dolu bir yaşam dilerim.

                                                                                                    Sağlık ve sevgiyle...

-Fotoğrafın çekimi şahsıma aittir.-
                                                                           


Benzer Yazılar

2 yorum

  1. Yazınızı bir solukta okudum. Gözümden akan yaşlara da engel olamadım. Annenize Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah. Bu hastalığın pençesinde çırpınan herkese de acil şifalar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba memleketlim! :) Eğer bir nebze size geçtiyse yazdıklarım... Ne mutlu bana. Çok zor, çok zorlu bir süreç. Allah hepsine kolaylık versin... Bakana da yaşayana da çok zor gerçekten.
      Sevgiyle kalın...

      Sil

Google+ TAKİPÇİLER